Zafer 123. basamağın

Üşenmedim saydım... 123 basamak... Ve ertesi gün bu köşede sormuşum: Hadi ben çıkabildim. Ya engelliler, yaşlılar ne oldu?
Bu soru öyle bir yankı yarattı ki... Türkiye'nin dünyanın her yerinden on binlerce mesaj aldım.
Hepsini yalnızca gözlerimle değü, yüreğimle okudum. Ve anladım ki Türkiye, engelü vatandaşlarımıza açık bir ülke değü. Şehirler kapalı... Kamu binaları, adliyeler, kaldırımlar kapalı... Okullar kapalı...
Özetle "yaşamak kapalı"...

Rapora onay kalkıyor  K. Sadıkoğlu 
İşte bahar geldi... İki ay sonra dünyanın en güzel koylarına yine akınlar olacak...
Yine deniz kirliliği haberleri yapacağız...
Yine Göcek'te Kahraman Sadıkoğlu'nun "yüzer kıyıkondusu"nun fotoğrafları basacak...
Yine yerleşim alanlarından basılan kanalizasyonların iğrenç görüntüleri yayınlanacak...
Yine balık çiftlikleri konuşulacak...
Yine orman yangınları.
Havadan söndürmeler...
Açıkoturumlar, köşe yazıları.
Manşetler... Valilerden, bakanlardan açıklamalar...
Yine yıllardır her yaz yaşadığımız "kirlilik tartışması"...
Gelin haziranda başlayacak bu "bitmeyen saçmalığı" bu defa engelleyin... Şimdiden kontrolleri başlatın... En azından Göcek'deki o "kıyıkonduya" bir çare bulun...
En azından kanalizasyon arıtma kontrolüne şimdiden bakın...
Dünyamn bu en güzel kıyılarında, yunusların, akyaların, pavuryaların adına yapm bunu...
Engelli vatandaşlarımızın engel oranlarının belirlenmesi konusunda da karışıklık var. Hasta nedeki doktor başka söylüyor, Ankara'daki heyet başka. Karar verdim.. Bir şeyler yapılmalıydı.
Ve ilk hedef şuydu: - Engeli vatandaşlarımıza çıkartılan bu engeli aşacağız.
Artık engeli vatandaşlarımızın bir hastaneden aldıkları rapor geçerli olsun. Ankara'dan onaya gerek kalmasın.
Hurriyet.com.tr'den müthiş bir yayın yaptık. 4 gün sürdü.
Mesajlar, yorumlar, şikâyetler birbirini kovaladı. Çığ gibi büyüdü. Binlerce,  yüz binlerce mesajla destek aldık... Ve sonunda Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Mahye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan devreye girdiler.
Ankara'da bir kurul oluştu...
Yapılan açıklama ise şu: - Engelli vatandaşlarımızın bulunduğu yerdeki belirlenmiş hastanelerden alacakları oran raporu yeterli olacak. Ankara'daki onaya gerek kalmayacak.
Şimdi bu düzenleme için çalışıyor...
Bu tabii müthiş bir gelişme...
Bu gelişmenin önemini elbette en iyi, o hastanelerle Ankara arasında yularca bekleyen, o bekleyişi bir işkence gibi yaşayan engelli vatandaşlarımız ve yakınları anlayabilir...
Elbette bu kampanya sırasında engeli olmayan on binlerce vatandaşımızın desteği de var...
Sonunda bir annenin engelli çocuğu için gönderdiği "haykırış dolu mesaj" bir çözüm buldu...
Ama görüyorum ki yetmiyor...
Şimdi başka ve çok daha önemli bir konu var... Şehir hayatına getirilecek düzen... Bu nedenle belediye başkanlarımıza bir çağrı yapıyoruz... Gelin işe başladığınız gün beyaz bir sayfa açın. Belediye meclislerinizden bir karar çıkartm.
Bundan sonra şehir, ilçe ya da beldemizde altyapı ve diğer yapılaşmalarda, engelli vatandaşlarımıza olanak tanınmaması halinde ruhsat verilmeyecek...
Elbette bugüne kadar bu hassasiyeti göstermiş belediyeler var... Onlardan mesajlar alıyorum. Ama burada bir yeni sayfadan söz ediyoruz... Bir karardan... Birçok belediyeden karar mesajları geliyor...
hurriyet.com.tr'de
Bugünden itibaren karar alan belediyeleri hurriyet.com.tr'den yayınlayacağız...
Burada bir görev de orada yaşayan engelli vatandaşlarımıza düşüyor... Takip etsinler o kararları.
Sevgili okurlar... Bugüne kadar yayın yapıp bir o kadar olayın peşine düşmüşümdür. Sayısız manşetler atmışımdır... Ödüller, yorumlar, alkışlar, tavırlar almışımdır...
Ama inanın hiçbiri beni bu kadar duygulandırmamıştır...
Bebek arabalarıyla kaldırımda gezemeyen annelerden, gazilerimizden, engelli vatandaşlarımızın o bilinçli desteklerinden, gözyaşlarından, isyanlarından süzülen o duygu şelalesi ruhumu dünyamn en saf suyunda yıkamıştır...
Sizde sağolun...