TSD başkanlar kurulu bildirisi

17 Nisan 2009/010

 

 

TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ

BASIN BÜLTENİ

 

Türkiye’nin en eski ve köklü engelli örgütlerinden biri olan Türkiye Sakatlar Derneği (TSD), ülke çapındaki 68 şubesiyle tüm Türkiye’deki engellilere hizmet sunmaktadır. Yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre Türkiye’de yaşayan nüfusun yüzde 12.29’r engellidir. Bu engelli nüfusun da sadece yüzde 4’ü temel eğitim ve öğretime katılabilmektedir.

Öte yandan istihdamda kotaların uygulanmaması nedeniyle kamu sektöründeki engelli kadrolarının yüzden 80’i boştur. Sosyal güvenlik ve sağlık sisteminde yapılan değişiklikler engellilerin hayatını kolaylaştırmak yerine güçleştirdiği gözlenmektedir. Yasadaki yeni düzenleme engellilik oranını yüzde 40 taban kabul etmekte, önceden yüzde 40 ve üzerinde olan bir çok engelli artık yüzde 40’ın altında kaldığı için sağlam sayılmaktadır.

Fiziki çevre koşulları engellilere uygun olmadığı için binlerce engelli evinde hapis hayatı yaşamaktadır. Yolları, kaldırımları ve şehir mobilyalarını kullanamayan engelliler, okullara giremediği için eğitim hakkından yararlanamamakta, hastanelere giremediği için teşhis ve tedavide zorluk yaşamaktadır. Adliye, muhtarlık ve noterler gibi resmi dairelere ulaşamayan engelliler kültür ve sanat hayatına katılamamaktadır. 2022 sayılı Yasa ile engellilere verilen yardımların yetersiz kalmasının yanında bu yasadan yararlanma koşulları da çok kısıtlıdır.

1958 yılında İstanbul Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarına başlayan, 1960 yılında da dernek olarak çalışmalarına devam eden Türkiye Sakatlar Derneği, 1963 yılından bu yana kamuya yararına dernek statüsündedir. Uzun yıllar elindeki kıt olanaklara rağmen tüm engellilere hizmet sunmuş onların sorunlarına çözüm üretmek için çaba göstermiştir.

Gün geçtikçe ülke çapındaki aktif ve verimli çalışan şube sayısını arttıran Türkiye Sakatlar Derneği, gerek il merkezlerinde gerekse de ilçelerde etkinlik gösteren şubeleriyle çalışma alanını genişletmeye devam etmekte, her geçen gün ulaştığı engelli üye sayısını arttırmaktadır.

Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyonu’na üye olan Türkiye Sakatlar Derneği, ortopedik engellilerin en büyük ve en yaygın kitle örgütü olarak alanını belirlemiştir.

Türkiye Sakatlar Derneği’nin öncelikli hedefi, engellileri toplumun ayrımcılığa uğrayan, dışlanmış bir kesimi olmaktan, özel olarak da birilerinin yardımına muhtaç olmaktan çıkarılmasıdır.

TSD üyeleri ağırlıkla yoksul ve eğitimsiz ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle, birçok alandaki hizmetler gönüllü kurum ve kuruluşlarla yapılan ortak çalışmalar ve bunların katkılarıyla yaşama geçirmektedir.

Türkiye Sakatlar Derneği, bu doğrultuda hemen her alanda, çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş ve güç birliği yaparak ülkemizde yaşayan herkesin haklarından eşit koşullarda yararlanması için gayretlerini artırarak sürdürmektir.

Ortopedik, görme, işitme-konuşma ve zihinsel engelli olarak dört ana grupta değerlendirilen engellilerin hareket organlarından kol, bacak, omurgalarından sakat olan kişilerin toplum yaşamına özgür, üretken bireyler olarak katılıp katkıda bulunmalarını sağlamak TSD’nin en temel amacıdır.

 

 

Bu ana amaca erişmek üzere;

1-      Engellilerin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, bu hakların kullanılabilir hale getirilmesi,

2-      Engellilerin günlük yaşama ve çalışma koşullarına uyumunun sağlanması için gerekli rehabilitasyon ve rehberlik çalışmalarının sağlanması,

3-      İstihdam, eğitim, sağlık hizmetlerinden eşit ve tam olarak yararlanabilmeleri için engellere yardımcı olunması, gerekli hallerde diğer meslek birlikleriyle işbirliğine gidilerek destek verilmesi,

4-      Çeşitli kurs ve seminerlerle engellilerin mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunulması,

5-      İhtiyaç sahibi engellilere ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği çerçevesinde tekerlekli sandalye, koltuk değneği başta olmak üzere tıbbı araç ve gereç temin edilmesi, gibi çok çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

Genel Merkez ve şubeler tarafından düzenlenen çeşitli seminer ve kurslarla yüzlerce engelli meslek sahibi olmakta, bunların işe yerleştirilmeleri sağlanmaktadır. Bu konularda özellikle yerel yönetimler, valilik ve kaymakamlıklar, İŞKUR, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezleri’yle yakın işbirliği gerçekleştirilmektedir.

Geçtiğimiz Mart ayında yapılan yerel seçimler sonunda ortaya çıkan tablo engelliler açısından ne yazık ki hiç de iç açıcı değildir. Seçimler öncesi hazırlık sürecinde Türkiye’deki tüm siyasi partiler, engellilerin de il genel meclislerinde ve belediye meclislerinde temsil edilmesi gerektiği gerçeğini göz ardı etmişlerdir. Engelli adayların seçim listelerine dahi giremediği yerel seçimler sonrasında Türkiye’de yaşan tüm engelliler adına hareket eden TSD’nin yerel yönetimlerde beklentileri elbette büyük olacaktır. 

2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Yasa, kamu alanında yedi yıllık bir süre içinde “resmi binaların, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların” engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesini öngörmektedir. Geçen üç yılı aşkın süre içinde Yasa’nın bu hükmüne uyulduğunu söyleyebilecek ciddi bir gelişme görülmemiştir. İmar Yasası’nda konuyla ilgili düzenleme, çok daha önce 1997 yılında yapılmış olmasına karşın yine de uyulmamıştır. Bu konuda en büyük sorumluluk yerel yönetimlerindir.

Son günlerde Türkiye’de yaşayan gelişmelerde en önemli gündem maddesi olan Ergenekon Davası’nda hakkındaki gelişmeler endişe yaratmaktadır. Bu gerilim ortamı ve tırmanan kutuplaşma, tüm toplum için bir tehdit unsurdur.

Yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesi sarsılırsa Türk toplumunu yüzyıllardır bir arada tutan bağların hızla kopacağı unutulmamalıdır. Türkiye Sakatlar Derneği’nin laik ve demokratik Cumhuriyet’e, yargının bağımsızlığına, hukukun üstünlüğüne ve sosyal hukuk devletine olan inancını sürdürmektedir.