Araştırmalar
Toplum Özürlülüğü Nasıl Anlıyor?
ÖNSÖZ
Özürlülük; gelir düzeyi, statüsü ne olursa olsun toplumun tüm kesimlerini etkileyen bir toplumsal
bir sorun alanıdır. Dünyanın değişik yerlerinde yapılan istatistik çalışmaları her dört aileden bir
tanesinin özürlü bir yakını bulunduğunu göstermektedir. 2002 yılında Başkanlığımızca Türkiye İstatistik
Kurumu’na yaptırılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonucuna göre ülkemizin özürlülük oranı
%12.29 olarak tespit edilmiş olup, buna göre 8.5 milyon özürlü vatandaşımız bulunmaktadır.
Başkanlığımızın temel amacı, toplumsal yaşama tam ve eşit katılımların sağlanmasına yönelik
olarak eğitim, sağlık, istihdam, ulaşılabilirlik ve sosyal güvenlik gibi temel sorun alanlarında,
özürlülerin ayrımcılığa maruz kalmadan, fırsat eşitliğinden yararlanan, haklarını kullanabilen kişiler
olmasının sağlanmasıdır.
Özürlü vatandaşlarımızın genelde fonksiyonel yetersizliklerinden kaynaklı olarak yaşadıkları
eşitsizliği ortadan kaldırmak; üretken olmalarını sağlayarak istihdamlarını gerçekleştirmek, bağımsızlaşmalarına destek verecek imkânlardan yararlanmalarını temin etmek, bakım hizmetlerinin karşılanmasını sağlamak özürlüler politikamızın bir parçasıdır.
Özürlülük alanındaki sorunlar sadece özürlüleri değil tüm toplumu ilgilendiren ve çözümüne
yönelik katılımını gerektiren sorunlar olduğu değerlendirildiğinde, gerek sorunların tespitinde gerekse
de çözümü için ortaya konacak mevzuatın oluşturulmasında toplumun tüm kesimlerinin katılımı
ile ortak aklın ürünü çözümler oluşturulması önemli olduğu gibi, oluşturulan çözümlerin optimum
düzeyde uygulanması için de toplumsal tutumlar ve katılım oldukça önemlidir.
Olumsuz tutumlar, özürlülerin toplumla bütünleşmelerinde görünmez engellerdir. Özürlülere
yönelik olumsuz duygu, düşünce, tutumlar ve ön yargılar nedeni ile özürlülerin toplumdan dışlanmaları,
özürlülerin toplumun üretken, bağımsız ve onurlu bireyler olarak toplum içinde yer almalarını
engellemektedir.
Özürlülere yönelik olumsuz tutumlar, önyargılar, ayrımcılık ve bunların sonuçları hakkında birey
ve toplum düzeyinde farkındalık geliştirilmesi gerekmektedir. Oysa insanlar çoğu zaman özürlülük
ve özürlüler hakkında doğru bilgilere sahip olmadıkları gibi, özürlülere yönelik tutumlarının olumsuz
ve zarar verici olduğunun farkında bile değillerdir.
Özürlülerin toplumda tam ve etkin yer alabilmeleri için özürlülere yönelik tutumların olumlu
yönde değiştirilmesi gerekir. Toplum tüm bireyleri, kurum ve kuruluşları ile özürlülere ilişkin tutumlarını,
davranışlarını ve eğilimlerini gözden geçirmeli ve gereken düzenlemeleri yapmalıdır. Bunun
sağlanabilmesi için öncelikle toplumun her kesiminin tutumunun bilinmesine ihtiyaç vardır.
Bu amaç doğrultusunda “Toplum Özürlülüğü Nasıl Anlıyor” araştırma projesi geliştirilmiştir.
Bu proje ile toplumdaki bireylerin özürlüleri nasıl tanımladıkları, hangi durumları özürlülük olarak
kabul ettikleri, aile akraba ve tanıdıklarında özürlü kişilerin olup olmadığı, çeşitli sosyal bağlamlar
için hangi özür grubundan olan kişileri tercih ettikleri, özürlülerin bağımsız yaşamları ve yeterlilikleri
konusundaki düşünceleri, özürlülerin eğitimi, özürlülere sağlanan hak ve hizmetler konusundaki bilgi
düzeyleri, özürlülere yönelik toplumsal önyargılar konusundaki düşünceleri, özürlülerin toplumsal
yaşamda karşılaştıkları güçlükler konusundaki farkındalık düzeyleri ve özürlülere yönelik tutumları
belirlenmiştir .
İlgili tüm kesimlere temel bir kaynak teşkil edecek bu araştırmanın faydalı olmasını diler, araştırma
projesinde koordinatör ve danışman olarak yer alan akademisyenlere, proje ekibinde görev
alan ve destek olan tüm kurum çalışanlarına ve araştırma firmasına teşekkür ederim.
Abdullah GÜVEN
Başkan
Araştırmanın bütününe ulaşmak için tıklayınız
Yazdır
E-Posta
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Anasayfam Yap
Favorilerime Ekle
Siteyi Öner