Sağlık kurulu yönetmeliği engellilerin haklarını kısıtlıyor

5378 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin ardından, Yasa gereği bir dizi yönetmelik çıkarıldı.

Bu yönetmelikler içinde engelliler açısından en fazla dikkat çekenlerden birisi “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” oldu.

Bu yönetmeliğin diğerlerinden ne farkı var?

Yönetmeliğin diğerlerinden farkını kabaca anlatmak gerekirse hepsinin üzerinde olduğunu söylemek sanırız en doğru tanım olur.

Çünkü engelli olarak hangi hakka sahip iseniz onu kullanabilmeniz için dayanağınız bu yönetmelikle belirleniyor.

Bir başka şekilde anlatmak gerekirse, bu yönetmelik kişinin engelli olup olmadığının belgelenmesini sağlıyor.

Örneğin işe gireceksiniz veya engelli aylığı bağlatacaksınız bu yönetmeliğe göre çıkarılmış sağlık kurulu raporu almanız gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmiş bir hastaneye giden engelli vatandaşlarımız, Yönetmelik ve ekinde yer alan tabloya göre değerlendiriliyorlar. Düzenlenen rapor ile çalışma güçlerinin ne kadarını kaybettiklerini belgeliyorlar.

Tüm engelliler için 2006 yılı tam anlamıyla hayatın değiştiği bir tarih haline gelmiş bulunuyor.

2006 öncesi ve sonrası arasında verilen raporlar arasında büyük farklılıklar ortaya çıkmış bulunuyor.

2006 yılı öncesinde örneğin polio sekeli bir kişiye yüzde 50 engelli raporu veriliyordu. Aynı kişi yine aynı tanı ile 2006 sonrasında yüzde 20 engelli raporu alabiliyor.

Kişi aynı, tanı aynı, bacağında belirgin bir iyileşme yok ama yönetmelik eskiden engelli olanı artık hakların kullanımı bakımından “sağlam” hale getiriyor.

Bu sorun öyle basit bir konu değil, binlerce insan yönetmelik ile haklarından mahrum edilmiş bulunuyor.

Bir işe girmek istese işveren engelli olduğu için tercih etmiyor. Diyeceksiniz ki bu ayrımcılık suçu. Ama nasıl kanıtlayacaksınız? Engelli olduğunu belgeleyemediği için çalışanlar için uygulanan engelli kotasından da yararlanamıyor.

Üzücü olan ise Yönetmelikte yapılan işlemin Dünya Sağlık Örgütü kurallarına uygun olduğunun iddia edilmesi.

Ne zaman bir toplantıda konuyu dile getirsek, “ama biz Dünya Sağlık Örgütü’nün kurallarını uyguluyoruz” deniliyordu.

Oysa böyle bir durum yok. Yönetmelik ile Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı “işlevsellik, yetiyitimi ve sağlığın uluslararası sınıflandırılması” (ICF) belgesi arasında hiçbir benzerlik bulunmuyor.

Bunu Türkiye Sakatlar Derneği olarak tespit edip, rapor halinde sunduk. Ama bugüne kadar ciddi olarak hiçbir yanıt alamadık.

Yönetmelik ile ICF arasında bir benzerlik var mı sorusunu, bizzat Dünya Sağlık Örgütü yetkililerinden birisine de sorduk. Onların da bizimle aynı görüşte olduğunu öğrendik.

Bu haliyle mevcut yönetmelik, engellilerin haklarını kullanamaz hale getiren başlı başına bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Bu sorunu en kısa sürede çözümlemeli ve Dünya Sağlık Örgütü kurallarını sözde değil özde uygular hale gelmeliyiz.

Görev en başta Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığına düşmektedir. Biz Dernek olarak gerekli çalışmayı yapıp bir yazıyla sunduk. Aynı şekilde konuyu Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’na da ilettik.

Engellilere düşen görev ise eski ve yeni raporlarını bizlere iletmeleri ve değişikliğin yapılması için Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na yazı, e-posta vb yollarla sorun hakkında bilgilendirmeleridir.

Şükrü BOYRAZ

TSD Genel Başkanı