|
Hiç hareketsiz geçen 22 yıllık bir yaşamıyla Oğuz Kocaömer kardeşini bugün engellilere iyi bir gelecek sağlamak için gecesini gündüze katıp uzun yıllarda yapılamayacakları sadece 10 yıla sığdıran bir insana dönüştürdü.
Eğitimini, iş hayatı tecrübesini, çevresini hiç acımadan engelliler için harcayan Yavuz Kocaömer.
Engelli sporunun arkasında durmaya çalışıyor olsa da engelliler onu tüm sorunlarının içine çekti.
Başladığı yer ise belki de en üst olan medya oldu ve bugün her pazartesi Posta Gazetesi ‘’Çengelli İğne’’ kösesinde, her Cumartesi Milliyet Gazetesi Spor Bölümünde, her ayın ilk Çarşamba günü Fanatik Gazetesi ‘’ NO Problem’’ sayfasında engellilere yazıları ile desteğini sürdürmektedir.
Bununla da yetinmeyen engelliler, eğitim sorunlarıyla, sağlık sorunlarıyla Tesyev’e gitti.
Engelliler engellileri, beraberinde çözülmesi gereken problemleri getirdi ve bugün iş hayatını, ailesini, arkadaşlarını da yanına alarak 24 saat çalışıyor.

A.Afyon: Sizce gazetecilik ne ister?
Y.Kocaömer: Bu benim için zor bir soru . Çünkü ben meslekten gazeteci değilim.8 yıldır Posta, Milliyet, Fanatik Gazetelerinde daha çok engelliler ve Türk sporu için yazılar yazıyorum. Ama genel olarak gazetecilik objektiflik ister. Olaylara taraf olduğu yönden değil, objektif olarak bakmayı gerektirir.
A.Afyon: Engelli insanlar alanında yazar olabilmek için ayrı bir eğitimin olması gerekiyor mu?
Y.Kocaömer: Böyle bir eğitime gerek olduğunu düşünmüyorum. Engelliler ile ilgili konuları takip etmek ve bu konularda duyarlı olmak bence yeterli.
A.Afyon: Gerektiğinde dostlarınızı dahi eleştiriyorsunuz yani “cesur gazeteci” unvanınız var, dostlarınızı bile nasıl eleştirebiliyorsunuz?
Y.Kocaömer: Engelliler konu olunca babam bile olsa eleştiririm. Eğer bunun için bana kızıp da dostluğunu bitirecek olanlar varsa bu onların sorunu ve ayıbıdır.
A.Afyon: Gazetelere ekonomik bağlılığınızın olmaması sizi daha özgür kılıyor mu?
Y.Kocaömer: Tabii ki kılıyor. Çünkü bir insanın veya bir gurup insanın işine gelmeyen şeyleri yazdığımda, basın ahlak yasasına ve ülkenin laikliğine, birlik ve beraberliğine aykırı bir şey yazmadığım sürece kimseye verilecek bir hesabım olmadığını düşünüyorum.
A.Afyon: Yazdıklarınız yerini bulabiliyor mu, yazdıktan sonrada orada bırakmayıp başka uğraşılarınızda oluyor mu?
Y.Kocaömer: Bu güne kadar yazdıklarımın çoğu yerini buldu. Bu arada uzun mücadelelerde verdim. Genellikle bir konunun düzeltilmesi için yazı yazdıysam, onun sonuna kadar takipçisi olurum.
A.Afyon: Engelliler içerikli kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Y.Kocaömer: Bir gün deneyimlerimi, engelliler konusunda yaşadıklarımı yazmayı düşünüyorum.
A.Afyon: Engelli alanında yazan diğer yazarları takip edebiliyor musunuz?
Y.Kocaömer: Spor konusunda Fanatik’ten Hamit Turhan ve Milliyet’ten Murat Ağca, bir de Hürriyet ‘ten Celal Demirbilek dışında bildiğim kadarıyla yazan yok. Ara sıra tek tük yazanlar çıkıyor.
A.Afyon: Engelliler için medyanın yer verdiklerini yeterli buluyor musunuz?
Y.Kocaömer: Tabii ki bulmuyorum. Ama burada yalnız medya değil, özellikle Engelliler Spor Federasyonları’nın da eksikliği var. Avrupa Dünya Şampiyonalarına gidiyorlar, sms’lerle sonuçları bildiriyorlar. Benim bildiğim hiçbir Engelli Spor Federasyonunun basın danışmanı ve medya ilişkilerini düzenleyecek bir kişi veya ekibi yok. Genelde medyamız sansasyonel haberler üzerine kurulduğu için, bu konuda pek duyarlılık göstermiyor.
A.Afyon: Görsel medyada engellilere yer veren programcıları bizlerle paylaşabilirsiniz?
Y.Kocaömer: Öyle birisi var da, ben mi tanımıyorum ?
A.Afyon: Siz bu alandaki birikiminizi görsel medyaya taşımayı düşünmüyor musunuz?
Y.Kocaömer: 5 sene evvel Süper Sport’ ta ‘’ Cesur Yürek ‘’ isimli bir programı yaklaşık 9 ay götürdüm. Daha sonra, bir süre önce bir televizyon kanalı ile program yapmak üzere anlaştık. Son anda çıkan bazı aksilikler yüzünden vazgeçtim. Bundan sonra da görsel medyada program yapmayı düşünmüyorum.
A.Afyon: Sizin sürekli takip ettiğiniz, çok beğendiğiniz yazarlarımız kimlerdir?
Y.Kocaömer: Herhalde köşe yazarlarımızı kastediyorsunuz. Milliyet’ten Hasan Pulur, Hürriyet’ten Yılmaz Özdil, Ahmet Hakan, Mehmet Yılmaz, Sabah’tan Hıncal Uluç ilk aklıma gelen isimler.
A.Afyon: Sivil toplum kuruluşu ruhunuz var, ülkemizde engelliler dışında da sorunlar var, diğer konularda yazmayı düşünmüyor musunuz?
Y.Kocaömer: Hayır. Benim konum sadece engelliler. engeliler sporu , Türk sporunun durumu. Bunun dışında başka konulara atlamanın doğru olmadığını düşünüyorum.
A.Afyon: Tesyev’i kurarken neden sadece engelliler sporu dediniz? Tesyev’ 10 yıl içerisinde ülkemizdeki engelli sporunun durumunu değiştirebildi mi?
Y.Kocaömer: TESYEV’ i kurarken sadece engelliler sporu demedik. İsminden de belli olduğu gibi Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı. Bu bağlamda şuanda 260 engelli öğrencimize eğitim bursu veriyoruz. Birçok rehabilitasyon ve sağlık hizmetlerinin yanında, ağırlıklı olarak sporla ilgileniyoruz.
TESYEV kurulduğunda ülkemizde 18 bedensel engelliler spor kulübü vardı. Bugün bu rakam 68 ‘ e çıktı. Bunların büyük bir bölümünün neredeyse yüzde 90’ının kuruluşunda ve malzeme temininde TESYEV vardır.
Görme engellilerde ise; kulüp sayısı o zamanlar 0 iken, bugün 56 ‘ ya ulaştı. Çıngıraklı topla oynanan Goalball isimli sporun ilk toplarını 1990 yılında Almanya’dan getirdiğimde gümrük memurları dahi şaşırmışlardı.
A.Afyon: Engelli sporu denilince bizler daha çok tekerlekli sandalye basketbolunu biliyoruz, bu diğer engelli sporlarına önem verilmediğinden mi, yoksa engellilerin başka sporları tekerlekli sandalye sporu kadar rahat yapamıyorlar mı?
Y.Kocaömer: Tekerlekli sandalye basketbolu, engelliler sporunun futbolu diyebiliriz. Popüler bir spor. Ama bunun yanında bedensel engelliler 18 ayrı branşta, işitme engelliler, fiziksel sorunu olmayan engelsiz insanların yaptığı bütün sporlarda, görme engelliler ise satranç, goalball, atletizm, judo, futsal gibi branşlarda yarışmalara katılıyor.
A.Afyon: Engelli kişilere sporu götürdüğünüzde, kişinin hayatından manevi ya da maddi neler değiştirmiş oluyorsunuz?
Y.Kocaömer: Spor, engelli insanlar için çok önemli. Bir kere kendilerine olan güvenleri artıyor. Toplumla kaynaşmaları sağlanıyor. Rehabilitasyonlarına katkıda bulunuyor. Ayrıca başarılı bir sporcu olduklarında maddi olanakları da artıyor.
A.Afyon: Siz aynı zamanda iş adamısınız, iş adamlılığı yöneticiliği ile sivil toplum kuruluşu yöneticiliği arasındaki farklar nelerdir? İş adamı olmanızın Tesyev’deki yöneticiliğe faydaları oluyor mu?
Y.Kocaömer: Tabii ki iş adamı olmamın TESYEV’deki yöneticiliğime faydası oluyor. Bir taraftan insanlara hizmet eden bir kurumken, diğer taraftan da iş hayatında kazandığınız deneyimleri bu vakfın manevi değerler bakımından yönetilmesi sırasında faydalarını görüyorsunuz.
A.Afyon: Engellilerin ve kamuoyunun Tesyev’e bakış acısını nasıl buluyorsunuz? Y.Kocaömer: Düzgün çalışan engelli derneklere yani sahtekârlık etmeyen, insanları istismar etmeyen, aynı sandalyeyi 5 kişiye satmayan, görme engelli olup ta bağlı bulundukları derneği zarara uğratmayan engelliler TESYEV ile her zaman bir iş birliği içinde oldular ve olmaya devam edeceklerdir. Kamuoyunun özellikle son birkaç senedir TESYEV’e bakış açısını çok olumlu buluyorum.
A.Afyon: Biliyoruz ki Yavuz Kocaömer, Tesyev’e yani engellilere çok şey kazandırıyor, peki Tesyev’in ve engellilerin size kazandırdıkları var mı?
Y.Kocaömer: Olmaz olur mu? Son 10 yıldır hayatımın en mutlu dönemini yaşıyorum desem abartmamış olurum. Gerçi 22 sene birlikte yaşadığım engelli ağabeyimden çok şey öğrendim, ama son 10 senedir o kadar çok engelli grubundan o kadar değişik insanla beraber oldum ki, onlarla birlikte yaşamanın çok keyifli olduğunu gördüm. Zaten insanlarla beraber olmak benim için hayattaki hep en önemli konuların başında geldi.
A.Afyon: Aileniz Tesyev’deki bu yoğun temponuzu nasıl karşılıyor, evinizde engeller çıkıyor mu?
Y.Kocaömer: Başlangıçta onlar da biraz kendimi bu kadar bu işe kaptırmamı garipsiyorlardı. Ama şimdi alıştılar. Belki de yaptığım işlerin sonuçları onları da çok keyiflendirdi. Bu bakımdan hem eşim, hem de kızım her türlü desteği veriyorlar.
A.Afyon: Engelli dostum, arkadaşım asla vazgeçemeyeceğiniz insanlar hayatınızda var mı?
Y.Kocaömer: Var tabii. Ama burada isimlerini verirsem diğerlerini kırmış olurum diye düşünüyorum.
A.Afyon: Tesyev dışında başka sivil toplum örgütlerine destek verebiliyor musunuz?
Y.Kocaömer: Dürüst çalıştığına inandığım ve faydalı olduğunu gördüğüm engelli sivil toplum örgütlerine Posta Gazetesi’ndeki yazılarımla destek olmaya çalışıyorum. Ama 24 saatim neredeyse TESYEV için geçiyor. Bu bakımdan fiziki olarak onlara destek olmak çok sınırlı oluyor.
A.Afyon: Ülkemizde çok sayıda engellilerle ilgili sivil toplum örgütünün olmasının nedeninin neye bağlıyorsunuz?
Y.Kocaömer: Bu çok zor bir soru. Aslında böyle bir ayrım yapılmasını da doğru bulmuyorum. Engelsiz insanlarla ilgili sivil toplum örgütleri de ülkemizde çok çeşitli ve farklı. Belki daha özel bir konu olması bakımından engelliler bu kadar çok dağınık olmamalıydı. Ama maalesef belli politik görüşler dahi engelli sivil toplum örgütlerinin oluşmasında rol olmuyor.
A.Afyon: Profesyonel iş hayatında dahi insanoğlu bazen iki üç günlük maaş gecikmelerine dayanamazken, böylesine gönüllü çalışabilmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Y.Kocaömer: Ailemi geçindirecek, onlara rahat bir hayat yaşatabilecek maddi güce işlerim dolayısıyla sahibim. Ama burada en önemlisi kefenin cebinin olmadığını insanların anlayabilmesi. Ben kendime göre bu dünyanın en zengin insanlarından bir tanesiyim. Çünkü bana bu kısa yaşamda ne kadar paranın yetebileceğini biliyorum. Fazlasında ne gözüm var ne de bunun için bir çaba gösteriyorum.
A.Afyon: İş adamlığımı, gazetecilik mi, sivil toplum kuruluşunda ki yöneticiliğinizden mi vazgeçmek zorunda kalsanız ilk vazgeçersiniz?
Y.Kocaömer: Eğer yaşam şartlarım uygun olursa önce işadamlığımdan sonra gazeteciliğimden vazgeçer, sivil toplum kuruluşlarında kalmak isterdim.
A.Afyon: Engelli kişilerin yanında yaşayan anne, baba, çocuk gibi destekleriniz oluyor mu? Verdiğiniz bu destekler engelli kişinin kendisinde neler bırakıyor?
Y.Kocaömer: Gerektiği zaman böyle desteklerimiz de oluyor. Ancak bu daha çok zamanla ilgili bir sorun. Bu bakımdan tam destek verdiğimizi söyleyemem.
A.Afyon: Son günlerde TESYEV’in güvenirliğini bir kez daha Acun Medya ile ortaklaşa düzenlediğiniz “Engelleri Aşalım” TV programında ülkece gördük. 5.500.000 YTL. Ülkemizde şimdiye kadar yapılan çok sayıda sanatçılarında katıldığı kampanyalara bakarsak çok büyük bir rakam, siz sonucu böyle bekliyor muydunuz?
Y.Kocaömer: Evet. Böyle bir sonucu bekliyordum. Bunda Sevgili Acun’un çok büyük rolü olduğunu da söylememiz gerekir.
A.Afyon: Kampanyada telefonda yapılan bağış taahhütleri yerine getirildi mi?
Y.Kocaömer: Yaklaşık 700-800 BİN Ytl’si henüz yerine getirilmedi ve getirilecek gibi de gözükmüyor. Çünkü bazı ahlak değerleri düşük insanlar, telefonlara bağlanarak, yanlış telefon numaraları ve yanlış isimler vererek kendilerini tatmin etmiş olsalar gerek. Ama bu tip kampanyalarda böyle şerefsizlerinde araya karışması son derece doğal.
A.Afyon: Kampanyadan sonra TESYEV’de neler değişti?
Y.Kocaömer: İş yükü arttı. Bu toplanan paraları 3 kişilik bir komisyon, gelen taleplere göre değerlendirecek. Daha sonra KPMG Şirketi bütün bunları denetleyecek. 2 yeni eleman daha işe aldık.
A.Afyon: Kampanya gecesi bağışlar tanıdık isimlerden çok gelmedi, sanatçı, sporcu gibi bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Y.Kocaömer: Zannediyorum bunda canlı yayının biraz geç başlamasının da rolü oldu. Ama yinede yapılan bağışlar ve arayanların birçoğu gönülden bu kampanyaya katıldılar.
A.Afyon: Engelleri Kaldıralım kampanyası sadece bir geceye yönelik miydi, devamı gelecek mi?
Y.Kocaömer: Kampanya bir gecelikti. Ancak destek yazıp 5633 ‘ e 5 YTL değerinde bir sms gönderme bölümü ise 1 yıl süreyle devam edecek.
A.Afyon: Bağışçılarınız arasında maddi durumu iyi olan engelliler var mı?
Y.Kocaömer: Şuana kadar böyle bir bilgi bizde mevcut değil. Ancak Şanlıurfa’dan bağlanan Halil Acar isimli görme engelli bir vatandaş maddi durumunun iyi olduğunu, kendisi ve eşi adına 25 ‘er bin YTL bağışlayacağını belirtmiş idi. Daha sonra, önce bu toplam 50 bin YTL ’yi havale ettiğini belirtti. Tekrar arandığında ‘’ Biraz fazla imiş, vazgeçtim ‘’ dedi. İşte kötü bir örnek.
A.Afyon: Tesyev için çalışan gönüllüler arasında engelliler var mı?
Y.Kocaömer: Olmaz olur mu? Bir kere TESYEV’in Yönetim Kurulunda 4 engelli var. Bunun dışında gönüllülerimiz arasında da engelliler mevcut.
A.Afyon: Kampanyanın hemen arkasında yapılan “Siyaset Meydanı” engelliler arasında olumsuz karşılandı, siz bu program hakkında neler düşünüyorsunuz?
Y.Kocaömer: Bence Ali Kırca ve ekibi o gece tam hazırlıklı değildiler. Davet edilen engellilerin hangi kriterlere göre çağırıldığını ben dahi anlamadım. Türkiye Sakatlar Derneği, Omurilik Felçlileri Derneği, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı ve daha benzeri birkaç kuruluşun olmadığı bir ‘’ Siyaset Meydanı’nın amacına uygun geçeceğini zaten düşünmemiştim.
A.Afyon: Yaşamınızın yarısı Almanya’da geçiyor ve yine orada da engellilerle ilgili bir sivil toplum kuruluşu kurdunuz, Almanya’da kurma ihtiyacınız ile Türkiye’de kurmanızı gerektiren ihtiyaçlar arasındaki farklar nelerdir?
Y.Kocaömer: Almanya‘da 1999 yılında Türk- Alman Engelli Sporcuları Destekleme Kamu Yararına Derneğini kurduk. Engelli insanların ihtiyaçları her ülkede aynı. Ancak onların bu ihtiyaçlarının karşılanması farklılık arz ediyor. Almanya bu konuda bize göre çok daha disiplinli, organize olmuş bir toplum görüntüsü veriyor. Bu bakımdan oradaki etkinliklerimizle Türkiye’dekiler birbirinden farklı. Almanya ‘ da daha çok sportif etkinliklerde düzenleyici ve iki ülke arasındaki birlikte çalışmanın temellerini atarken, ülkemizde yalnız spor değil çok zor durumda olan engelli insanlarımızın bir takım ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ediyoruz.
A.Afyon: Galatasaray’ın yönetimindesiniz, Galatasaray engelli sporunda ne kadar var?
Y.Kocaömer: Galatasaray’ın yönetiminde değilim. Galatasaray’da kongre üyesiyim. Tekerlekli Sandalye Basketbol Şubesini bundan 3 sene evvel büyük zorluklarla kurdurduk. Ancak camia bu takımı benimsedi ve şuanda Avrupa Şampiyonluğuna doğru yürüyorlar.
A.Afyon: Siz hangi sporları yapıyorsunuz?
Y.Kocaömer: Golf- tenis ve fitnes.
A.Afyon: Şimdiye kadar hep hak arayıp hak almaktan bahsettik, önümüze bakacak olsak bu durum engelliler için ne kadar daha sürer sizce?
Y.Kocaömer: Dünya var oldukça engelli insanlar hakları için mücadele etmeye devam edecekler. Tabii ülkemizdeki durum çok farklı. Çünkü bu ülkede insanlara saygı maalesef gösterilemiyor. Bu bakımdan da engelli ve engelsiz insanları ayırmak mümkün değil.
A.Afyon: Sağlıklı kişilerin engelli olmamaları için kişisel ve Tesyev olarak çaba harcıyor musunuz?
Y.Kocaömer: Engelli olmanın birçok nedeni var. Bu kadar çok çeşitlilik içinde benim şahsen veya TESYEV olarak sağlıklı kişilerin engelli olmamaları için çaba harcamamız gerçekten çok zor.
A.Afyon: Ben bir gazeteci adayıyım, spor alanında kendimi geliştirmeye çalışıyorum, sizin tavsiyelerinizi mutlaka alacağım ama Ayşenur sakın unutma bir gün gazeteci olursan mutlaka yaz dedikleriniz var mıdır ?
Y.Kocaömer: Sevgili Ayşenur, ilerde gazeteci olduğun zaman bir şeyi unutma. Hırsın hiçbir zaman aklının önüne geçmesin. En ağır eleştirilere bile tahammüllü ol. İnsanları eleştirirken objektif kriterlerden ayrılma. Seni çok sevdiğimi de unutma.
A.Afyon: Bana değer verip, böylesine ince ve çok önemli bir konuda benimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederim, “cesur” unvanınızın nereden geldiğini sanırım şimdi daha iyi anlayabiliyorum.
TSD Gençlik Girişimleri
Ayşenur Afyon
2008 MAYIS
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı
Adres: Hattat Halim Sok. No:13 Kat:3 Balmumcu / Beşiktaş - İSTANBUL
Telefon : (0212) 274 10 32 - (0212) 274 11 71
Fax : (0212) 274 04 47
http://www.tesyev.org
DESTEK yaz 5633'e Gönder
|