Duyurular Arsiv
Büyük yanlışı Danıştay engelledi
Danıştay 10. Dairesi, özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanına
yazılmasına olanak tanıyan yönetmelik hükümlerini iptal etti. Daire,
düzenlemenin, kimliğin her ibrazında kişinin özürlülük oranının
başkaları tarafından bilinmesi ve bu suretle özürlü vatandaşların
kişi hak ve hürriyetinin zedelenmesi sonucunu doğuracağına işaret
etti.
Bazı özürlü aileleri, Resmi Gazete'de 30 Ekim 2005'te yayımlanarak
yürürlüğe giren Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmeliğin, 2.
maddesinde yer alan "özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanlarında yer
almasına ilişkin usul ve esasları kapsar" ibaresinin, ikinci bölüm
başlığının alt başlığında bulunan "Özürlülük Bilgisinin Nüfus
Cüzdanında Yer Almasına" ibaresinin ve 7. maddesindeki "Nüfus
cüzdanında özürlüğüne ilişkin bilgi yer alan her Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı" ibaresi ile nüfus cüzdanına özürlülük oranının yazılmasını
öngören anılan maddenin 2. fıkrasının ilk cümlesinin iptali istemiyle
Danıştay'da dava açtı.
KARARDAN
Dairenin kararında, dava konusu Yönetmeliğin genel olarak; doğuştan
veya sonradan veya herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel,
zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde 40 ve
üzerinde kaybedenlerin, bu durumlarına ilişkin bilgilerinin, önce
özürlüler veri tabanına kaydedilmesi, buradan Merkezi Nüfus İdaresi
Sistemi (MERNİS) veri tabanına işlenmesi ve isteklerine bağlı olmak
kaydıyla özürlülük bilgilerinin sadece yüzde oranlarının nüfus
cüzdanlarında yer almasına ilişkin esas ve usulleri düzenlediği
belirtildi.
Yönetmeliğin dayanağı olan 571 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
ilgili maddeleri ile 1587 sayılı Nüfus Yasası'nın "Nüfus cüzdanının
kapsam, şekil, ebat, yürürlük, değiştirme ve geçerlilik tarihlerini
belirlemeye İçişleri Bakanlığı yetkilidir" maddesini birlikte
değerlendiren Daire kararında, söz konusu mevzuat ile davalı
idarelere, münhasıran özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden
yararlanmak üzere "özürlü kimlik kartı hazırlama" görev ve yetkisi
verildiği kaydedildi. Oysa dava konusu yönetmelik ile özürlülere özgü
bir kimlik kartı düzenlenmesi yerine, kişinin Türk vatandaşı olduğunu
ve nüfus aile kütüklerine kayıtlı bulunduğunu kanıtlayan resmi belge
niteliğindeki nüfus cüzdanlarına özürlülük bilgisinin oran olarak
yazılması yoluna gidildiği ifade edilen kararda, böylece davalı
idarelere verilen kanuni yetkinin sınırlarının aşıldığı sonucuna
ulaşıldığı vurgulandı.
KİŞİ HAK VE HÜRRİYETİNİN ZEDELENMESİ
Ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte
bulunan 1587 sayılı Nüfus Kanunu ile nüfus aile kütüklerinde yer
alacak bilgiler arasında özürlülük bilgisine yer verilmemesi; nüfus
cüzdanlarına bu Kanunda öngörülenler dışında kayıt ve işaret
konulamayacağı kuralı getirildiği ifade edilen kararda, şöyle denildi:
"Nüfus cüzdanında yer almasına kanunen izin verilmeyen özürlülük
oranının, nüfus cüzdanına yazılmasını ve bu hususun özürlü vatandaşın
isteğine bağlı kılınmasını öngören dava konusu Yönetmelik, bu yönüyle
de hukuka aykırı görülmüştür.
Kişinin Türk vatandaşı olduğunu ve nüfus aile kütüklerine kayıtlı
bulunduğunu kanıtlayan, bu sebeple yapılacak herhangi bir hukuki
işlemde ibrazı istenilecek temel kimlik belgesi niteliğinde bulunan
nüfus cüzdanına, özürlülük oranının yazılmasını öngören söz konusu
düzenlemenin, kimliğin her ibrazında kişinin özürlülük oranının
başkaları tarafından bilinmesi ve bu suretle özürlü vatandaşların
kişi hak ve hürriyetinin zedelenmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.
Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel,
zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde 40 ve
üzerinde kaybedenlerin, isteklerine bağlı olmak kaydıyla özürlülük
oranlarının nüfus cüzdanlarında yer almasını öngören Özürlüler
Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında
Yer Almasına Dair Yönetmeliğin, dava konusu edilen kısımlarının,
dayanağı olan mevzuata aykırı olduğu gibi, kişi hak ve özgürlüğünü de
zedeleyici nitelikte bulunduğu sonucuna varılmıştır."
Davalı İçişleri Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın kararı
temyiz hakkı bulunuyor. Temyiz istemini, Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu görüşecek.
yazılmasına olanak tanıyan yönetmelik hükümlerini iptal etti. Daire,
düzenlemenin, kimliğin her ibrazında kişinin özürlülük oranının
başkaları tarafından bilinmesi ve bu suretle özürlü vatandaşların
kişi hak ve hürriyetinin zedelenmesi sonucunu doğuracağına işaret
etti.
Bazı özürlü aileleri, Resmi Gazete'de 30 Ekim 2005'te yayımlanarak
yürürlüğe giren Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük
Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına Dair Yönetmeliğin, 2.
maddesinde yer alan "özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanlarında yer
almasına ilişkin usul ve esasları kapsar" ibaresinin, ikinci bölüm
başlığının alt başlığında bulunan "Özürlülük Bilgisinin Nüfus
Cüzdanında Yer Almasına" ibaresinin ve 7. maddesindeki "Nüfus
cüzdanında özürlüğüne ilişkin bilgi yer alan her Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı" ibaresi ile nüfus cüzdanına özürlülük oranının yazılmasını
öngören anılan maddenin 2. fıkrasının ilk cümlesinin iptali istemiyle
Danıştay'da dava açtı.
KARARDAN
Dairenin kararında, dava konusu Yönetmeliğin genel olarak; doğuştan
veya sonradan veya herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel,
zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde 40 ve
üzerinde kaybedenlerin, bu durumlarına ilişkin bilgilerinin, önce
özürlüler veri tabanına kaydedilmesi, buradan Merkezi Nüfus İdaresi
Sistemi (MERNİS) veri tabanına işlenmesi ve isteklerine bağlı olmak
kaydıyla özürlülük bilgilerinin sadece yüzde oranlarının nüfus
cüzdanlarında yer almasına ilişkin esas ve usulleri düzenlediği
belirtildi.
Yönetmeliğin dayanağı olan 571 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
ilgili maddeleri ile 1587 sayılı Nüfus Yasası'nın "Nüfus cüzdanının
kapsam, şekil, ebat, yürürlük, değiştirme ve geçerlilik tarihlerini
belirlemeye İçişleri Bakanlığı yetkilidir" maddesini birlikte
değerlendiren Daire kararında, söz konusu mevzuat ile davalı
idarelere, münhasıran özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden
yararlanmak üzere "özürlü kimlik kartı hazırlama" görev ve yetkisi
verildiği kaydedildi. Oysa dava konusu yönetmelik ile özürlülere özgü
bir kimlik kartı düzenlenmesi yerine, kişinin Türk vatandaşı olduğunu
ve nüfus aile kütüklerine kayıtlı bulunduğunu kanıtlayan resmi belge
niteliğindeki nüfus cüzdanlarına özürlülük bilgisinin oran olarak
yazılması yoluna gidildiği ifade edilen kararda, böylece davalı
idarelere verilen kanuni yetkinin sınırlarının aşıldığı sonucuna
ulaşıldığı vurgulandı.
KİŞİ HAK VE HÜRRİYETİNİN ZEDELENMESİ
Ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte
bulunan 1587 sayılı Nüfus Kanunu ile nüfus aile kütüklerinde yer
alacak bilgiler arasında özürlülük bilgisine yer verilmemesi; nüfus
cüzdanlarına bu Kanunda öngörülenler dışında kayıt ve işaret
konulamayacağı kuralı getirildiği ifade edilen kararda, şöyle denildi:
"Nüfus cüzdanında yer almasına kanunen izin verilmeyen özürlülük
oranının, nüfus cüzdanına yazılmasını ve bu hususun özürlü vatandaşın
isteğine bağlı kılınmasını öngören dava konusu Yönetmelik, bu yönüyle
de hukuka aykırı görülmüştür.
Kişinin Türk vatandaşı olduğunu ve nüfus aile kütüklerine kayıtlı
bulunduğunu kanıtlayan, bu sebeple yapılacak herhangi bir hukuki
işlemde ibrazı istenilecek temel kimlik belgesi niteliğinde bulunan
nüfus cüzdanına, özürlülük oranının yazılmasını öngören söz konusu
düzenlemenin, kimliğin her ibrazında kişinin özürlülük oranının
başkaları tarafından bilinmesi ve bu suretle özürlü vatandaşların
kişi hak ve hürriyetinin zedelenmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.
Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel,
zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde 40 ve
üzerinde kaybedenlerin, isteklerine bağlı olmak kaydıyla özürlülük
oranlarının nüfus cüzdanlarında yer almasını öngören Özürlüler
Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında
Yer Almasına Dair Yönetmeliğin, dava konusu edilen kısımlarının,
dayanağı olan mevzuata aykırı olduğu gibi, kişi hak ve özgürlüğünü de
zedeleyici nitelikte bulunduğu sonucuna varılmıştır."
Davalı İçişleri Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın kararı
temyiz hakkı bulunuyor. Temyiz istemini, Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu görüşecek.
Yazdır
E-Posta
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Anasayfam Yap
Favorilerime Ekle
Siteyi Öner